Erbeyli Köy Muhtarlığı - İncirliova / Aydın
  Köyün Tarihi
 


                           


 Malgaç baskınından dört gün sonra 20-21 Haziran 1919 günü Erbeyli istasyonu baskını yapıldı. Muğla, Çine, Aydın çevresi halkından oluşan 70 kişilik bir Milis birliği Bakırköylü Teğmen Kadri Bey ve makinali tüfek kumandanı İzzet Bey’in çevresine toplandı. Sınırteke köyü yakınlarından başlanarak Erbeyli istasyonuna doğru sessizce ilerlediler. Erbeyli istasyonunu koruyan Yunan birliğine dört taraftan saldırdılar. İstasyonda bulunan tam mevcutlu Yunan Efsun Bölüğünün bir kısmı geceleri Erbeyli Köyü’nde oturuyordu. Milislerin köyde oturan düşman birliği hakkında bilgileri yoktu. İlk baskın bombasını Çineli 55 yaşlarında bir kahraman fırlattı. Ani olarak büyük bir baskın ve yaylım ateşi başlamıştı. Yunan Efsun birliği neye uğradığını bilemeyerek şaşkına dönmüştü. Bu mücadele sahnesi sabaha kadar surdu. Köy tarafından açılan düşman ateşi ile Milisler iki ateş arasında kalmalarına rağmen savunma savaşı vererek sabahleyin çekildiler. Milisler makinalı tüfek onbaşısı dahil, yedi şehit vermişlerdi. Çineli kahraman bombacı da ağır yaralı idi. Bu baskında Yunan bölüğü 30 ölü, 45 yaralı verdiği gibi büyük bir korkuya kapılmıştı. 22 Haziran 1919 günü düşman ölü ve yaralılarını trenle Aydın’a getirerek burada kalan Türk halka gösterdi.

23 Haziran 1919 günü Orhaniyeli Kara Durmuş Efe 70-80 kişilik gönüllü birlikle İncirliova baskınını yaptı. Aynı günü Yunanlılar Aydın’a toplanmış olduklarından önemli bir sonuç elde edemedi. Kara Durmuş Aydın’a doğru ilerleyerek Ovaeymir Köyü’ne gelip yerleşti. Yunan ordusu durmadan İzmir’den yeni kuvvet ve silah istemekte idi.

AYDIN’I GERİ ALMA SAVAŞI
28 Haziran 1919 günü düşman birlikleri Menderes Köprübaşı’na saldırıya geçti. Önce Teğmen Kadri ve Denizli’li Komiser Hamdi Beylerin birlikleri düşmanı karşıladı. Gölhisar Yöresinde bulunan Yörük Ali Müfrezesi’ne ve Umurlu’daki birliklere haber gönderildi. Bu birliklerin gelmesiyle düşman birlikleri neye uğradığını şaşırdı ve geri çekilmeye başladı.

Türk cephesi Kepez sırtları ve Ilıcabaşı’ndan başlayarak Yeniköy sırtlarına kadar ilerliyordu. Düşman üç taraftan kuşatıldı. Akşama doru da Ilıcabaşı’ndan başlayarak şehrin kenar mahallerine girildi.
29 Haziran 1919 günü savaş erken saatlerde kızıştı. Düşman Tellidede ve Ovaeymir tepelerindeki kahramanların üzerine top ateşi açtı. Köprübaşı’na mevzilenen birliklerimiz de top atışıyla karşılık vermeye başladılar.

Yörük Ali Efe müfrezesi Kozdibi Mahallesi’ne girmeyi başardı. Yunanlılar yüksek bina ve minarelere makinali tüfek yerleştirmişti. Özellikle Beycamii minaresinin mazgal deliğine yerleştirilen makinalı tüfek çok geniş bir alanı etkisi altına alıyor ve müfrezenin hareket etmesine imkan vermiyordu. Ateşin minareden geldiğini anlayan Yörük Ali Efe efsanevi bir atışla bu makinalıyı susturmayı başardı. Akşama doğru istasyon çevresi, Güzelhisar, Torlak, Kozdibi, Ortamahalle tamamen kurtarılarak Yunan güçleri Pınarbaşı ve Aytepe yamaçlarına doğru sürüldü. 30 Haziran 1919 günü 2 gün aralıksız süren kent savaşının sonunda Düşman Kepez sırtlarında iyice kuşatılmıştı ve Topyatağı’ndan İncirliova yönüne doğru kaçmaya başladı.
Düşman Dedekuyusu üzerinden İncirliova’ya doğru çekildi. 33 gündür Yunan işgali altında bulunan Aydın böylece kurtarılmış oldu.




Kurtuluş Savaşında İncirliova

 

I.  Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri tarafından tarih sahnesinden bütünüyle silinmek istendi. Sevr Antlaşması ile bir araya gelen İtilaf Devletleri, Ege Bölgesini savaşa sonradan katılan Yunanistan'a verdiler. Yunanlılar 19 Mayıs 1919'da İzmir' e çıktılar ve üç koldan Anadolu' ya yürüyen Yunanlıların Güney kanadının hedefi Aydın'dı. Bunun için önce 22 mayısta Selçuk'u 26 Mayıs'ta Germencik ve İncirliova'yı 27 Mayıs'ta da Aydın'ı işgal ettiler ve Nazilli'ye kadar ilerlediler. Menderes nehrinin kuzeyini Yunanlılar, güneyini de İtalyan'lar işgal etmişti. İncirliova'nın işgalinde Yunanlılar, İstiklal Mahallesinde karakol kurmuşlardı. İşgal sonrası yerli halk evlerinden dışarı çıkamaz olmuştu.İncirliova'da Rum nüfusunun fazla olmasından Yunanlılar büyük cesaret alarak kasabayı yağma etmiş, direnenlere büyük eziyetler vermiş, insanlar boğazlanmıştı. İncirliova halkı, erkeği, kadını, çoluğu çocuğuyla işgale boyun eğmemişti. İşgal süresince Yunanlılara sürekli karşı koymuşlardır. Bu direniş hareketi karşısında Yunanlılar, güçlerini göstermek, yerli halkı sindirmek için incir bahçelerine gidenlerin yollarını kesmiş ve onlara işkence yapmıştır.Yunanlıların zulmünden kaçanlar, menderes nehrinin karşısındaki köylere çekilmişlerdir.

 

Erbeyli Baskını

 

Aydın ve Nazilliyi işgal eden Yunan Kuvvetleri, Anadolu'da başlayan işgale karşı hareketlerden çok tedirgindir. Muğla gönüllü müfreze kumandanı Bakırköylü Teğmen Kadri Bey, Yunan müfrezelerinin mevcutlarını, bunların nerede yatıp nerede kaldıklarını tespit etmiş, bunlar arasında baskına en elverişli yerin Erbeyli istasyonu olduğunu tespit etmiş, hazırlıklar başlamıştır. 20-21 Haziran 1919 gecesi, bir ağır makineli tüfek ve yetmiş kişilik kuvvetle, Erbeyli İstasyonu yakınındaki, Yunan askerlerinin bulunduğu hangarlara hücum ederek, düşmanla şiddetli bir çatışmaya girmiştir. Bir müddet sonra bizim müfrezenin arkasında da silahlar patlamaya başlıyor. Meğer oradaki işgal kuvvetlerinin bir kısmı Erbeyli köyünün içinde oturuyormuş silah sesi üzerine yetişip bizim güçleri arkadan iki ateş arasına alıyorlar. Makineli kullanan onbaşı vurulup şehit düşüyor. Erlerden birkaçı yaralanıyor. Ortalık aydınlanmadan çekilmenin daha hayırlı olacağını düşünen müfreze kumandanı, Makineli tüfek subayı ve erleri kuzeye dağ yönüne, diğerlerini de güneye ovaya gitmek suretiyle ikiye bölüyor. Müfreze kumandanı ile beraber ova istikametini tutanlar, Osmanbükü Gemisi ile Menderes Nehrini geçerek Çakmar çiftliğine ulaşıyorlar. Üç saat devam eden çatışma sonunda, bizim 7 şehit ve birkaç yaralımıza karşılık Yunanlıların ölü ve yaralı sayısı 70-80 kişi kadardır. Daha sonra Yunanlılar yaralı ve ölüleri trenle Aydın'a getirip Türk halkına göstermişlerdir. Aynı gün Erbeyli ve civarında ele geçirdikleri 72 Türk vatandaşı ile Germencik ve İncirliova'da silahsız vatandaşımızı öç almak için öldürmüşlerdir.

İncirliova halkının, bu karşı koyma hareketleri işgal süresince devam etmiştir.

 

Erbeyli baskınında şehit düşenlerin hatırasına, 21.06.1919'da bir anıt yaptırılmıştır. Anıt üzerinde Arkadaş Anayurda saldıranlara ilk kurşun atan yiğitleri unutma, o yiğitler ki bu koşuğu okuyarak yurda canlarını armağan ettiler;

Öz Türk olan yağınına baş eğmez Özgürlüksüz Türk'e ülke gerekmez yazmaktadır.

Erbeyli baskınının ardından İncirliova ve köylerindeki halk büyük korkuya kapılarak dağlara doğru çekilmek zorunda kalmışlardır. İsafakılar Köyünden Durmuş Ali, halktaki korkuyu görünce, Arzular köyünden adam toplamış daha sonra diğer köylerden gelenlerle, Köylerde milli mücadelenin İncirliova'daki ilk adımlarını atmıştır. Köşk'e gidip Demirci Efeden silah istemiş, Demirci Efe den aldığı 30 kadar silahla Danişmentli Hacı Ahmet'in klavuzluğu ile Aydın Topyatağı'nı basmak vazifesini almış, bu baskını kısmen başarmış, iki gün sonra da Köprüovası yakınlarında düşmana baskın vermiş, onların maneviyatını bozmuştur. Ballı Kaya çevresindeki baskınlardan elde ettiği ganimetleri (ilaçlar, silahlar, sardalyalar) dağ yolundan katırlarla Nazilliye aktarmış, bu çevrede 50 kadar kızanı şehit olmuştur.

 

Atatürk'ün önderliğinde başlayan İstiklal Savaşında Yunanlılar, İngilizlerin verdiği destekle kendilerine çok güveniyorlardı.  Fakat 26 Ağustosta başlayan Büyük Taarruzla geri çekilmeye kaçmaya başlamış, kaçarken her tarafı yakıp yıkmışlardır. Muharebeyi kaybeden Yunanlılar İzmir'e doğru kaçmaya başladılar. Yolda rastladıkları bütün hayvanlara kurşun sıkarak öldürüyorlardı. İncirliova'da, yakılmak felaketinden kurtulamadı. Kaçanların bir kısmı atlı bir kısmı da trenle kaçıyor her durakta Rumlar ve Yunan askerleri yakıp yıkıyor, öldürüyor ve ırza tecavüz ediyordu.  Bütün bu kabus dolu günler 7 Eylül 1922 günü Türk Ordusunun Aydın ve İncirliova'dan düşmanı temizlemesi ile son buluyor. Lozan Antlaşmasının ilanından sonra, Rumların boşalttığı yerlere Atatürk'ün emri ile Yunanistan sınırları içerisinde kalan Türkler (tüm mal ve gayrimenkullerini bırakmak mecburiyetinde kalarak)  yerleştirildiler. Bu ilk mübadeleden (değiş-tokuş) sonra Girit ve diğer adalardan da İncirliova'ya yerleşenler oldu.

1925 yılında Karapınar İdman Cemiyeti Kuruldu. Yine bu yıllarda Karapınar İncir Müstahsilleri Kooperatifi faaliyete geçti. İncirliova'da ilk banka 1927 yılında İtibar Bankası adı ile açıldı. 1929 yılında Belediye Başkanı Midillili Kadir Efendi zamanında meyve sebze hali yapıldı. 1930 yılında ilk elektrikle tanışıldı. Şu anda yapımı devam eden şehir hamamının olduğu yerde, elektrik gündüz 12 de veriliyor gece 23'te kapatılıyordu. Daha sonra 1950'de Şu anki Emniyet Müdürlüğü'nün karşısında Skoda Motorla çalışan elektrik makinesi geldi.  Bozdoğan baraj elektriği, 1960'dan sonra Koçarlı ve Germencik'ten önce İncirliova'ya geldi.

9 Ekim 1937'de Söke Ovasındaki manevraları izlemek için Atatürk trenle İncirliova'dan geçti. Demir yolu kenarındaki sıra sıra incir ağaçlarının güzelliğinden etkilenen Atatürk; Burası neresi diye sordu? Karapınar adını duyunca İncirliova isminin daha çok yakışacağını söyledi. Bunun üzerine;  Karapınar adının, geçen yıl isim değişikliği için belediye meclis kararı aldığını ve durumun Ankara'ya bildirildiği söylendi. Bakanlar kurulunun 1941-1942'de aldığı kararla Karapınar olan beldemizin ismi İNCİRLİOVA olarak değiştirildi. 1938 yılında İncir çeşitliliğini ve üretimini artırmak amacı ile Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü kurulmuştur. II.Dünya Savaşı yıllarında tüm yurtta görülen kıtlık ve sefaletten İncirliova'da nasibini almış. İncirliova'da ekmek ve gaz yağı (Giritlili Mustafa Efendi Fırınından) Karne ile verilmiştir. Yine bu yıllarda savaştan kaçan bazı Alman vatandaşlarının  İncirliova Top Sahasında ve Aydın'da Türkler tarafından misafir edildiği söylenir.

 

 
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=